"Gecikmeksizin Firavun'a giderek deyin ki: Gerçekten biz, alemlerin Rabbi'nin elçisiyiz,"
(Şuara Suresi, 16)
📋
"İsrailoğullarını bizimle birlikte göndermen için (sana geldik)."
(Şuara Suresi, 17)
📋
(Gittiler ve Firavun:) Dedi ki: "Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?"
(Şuara Suresi, 18)
📋
"Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin."
(Şuara Suresi, 19)
📋
(Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."
(Şuara Suresi, 20)
📋
"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı."
(Şuara Suresi, 21)
📋
"Bana karşı lütuf-dediğin nimet de, İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır."
(Şuara Suresi, 22)
📋
(Musa:) Dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir."
(Şuara Suresi, 26)
📋
(Firavun) Dedi ki: "Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir."
(Şuara Suresi, 27)
📋
"Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan her şeyin de Rabbidir" dedi (Musa).
(Şuara Suresi, 28)
📋
(Firavun) dedi ki: "Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım."
(Şuara Suresi, 29)
📋
(Musa) Dedi ki: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
(Şuara Suresi, 30)
📋
(Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru sözlü isen, onu getir."
(Şuara Suresi, 31)
📋
Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.
(Şuara Suresi, 32)
📋
Elini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanıvermiş'.
(Şuara Suresi, 33)
📋
(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: "Bu" dedi, "Doğrusu bilgin bir büyücüdür."
(Şuara Suresi, 34)
📋
"Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?"
(Şuara Suresi, 35)
📋
Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder,"
(Şuara Suresi, 36)
📋
"Bütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler."
(Şuara Suresi, 37)
📋
Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.
(Şuara Suresi, 38)
📋
Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz? dendi."
(Şuara Suresi, 39)
📋
"Umarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız."
(Şuara Suresi, 40)
📋
Büyücüler geldiklerinde, Firavun'a: "Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?" dediler.
(Şuara Suresi, 41)
📋
"Evet" dedi. "Üstelik şüphesiz siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız."
(Şuara Suresi, 42)
📋
Musa onlara dedi ki: "Atacağınızı atın."
(Şuara Suresi, 43)
📋
Onlar da, iplerini ve asalarını atıverdiler ve: "Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz" dediler.
(Şuara Suresi, 44)
📋
Böylelikle Musa da asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, uydurmakta olduklarını yutuveriyor.
(Şuara Suresi, 45)
📋
(Ve:) "Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler.
(Şuara Suresi, 47)
📋
"Musa'nın ve Harun'un Rabbine."
(Şuara Suresi, 48)
📋
(Firavun) Dedi ki: "Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım."
(Şuara Suresi, 49)
📋
"Hiç zararı yok" dediler. "Çünkü biz gerçekten Rabbimize dönücüleriz."
(Şuara Suresi, 50)
📋
"Doğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimizin bizim hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz."
(Şuara Suresi, 51)
📋
Musa'ya: "Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz" diye vahyettik.
(Şuara Suresi, 52)
📋
Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
(Şuara Suresi, 53)
📋
"Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur;"
(Şuara Suresi, 54)
📋
"Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler."
(Şuara Suresi, 55)
📋
'Biz ise uyanık bir toplumuz" (dedi).
(Şuara Suresi, 56)
📋
Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;
(Şuara Suresi, 57)
📋
Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.
(Şuara Suresi, 58)
📋
İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
(Şuara Suresi, 59)
📋
Böylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular.
(Şuara Suresi, 60)
📋
İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: "Gerçekten yakalandık" dediler.
(Şuara Suresi, 61)
📋
(Musa:) "Hayır" dedi. "Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir."
(Şuara Suresi, 62)
📋
Bunun üzerine Musa'ya: "Asanla denize vur" diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.
(Şuara Suresi, 63)
📋
Ötekileri de buraya yaklaştırdık.
(Şuara Suresi, 64)
📋
Musa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk.
(Şuara Suresi, 65)
📋
Sonra ötekileri suda boğduk.
(Şuara Suresi, 66)
📋
Şüphesiz, bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
(Şuara Suresi, 67)
📋
Ve hiç şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
(Şuara Suresi, 68)
📋
Onlara İbrahim'in haberini de aktar-oku:
(Şuara Suresi, 69)
📋
"Ve biz azab görecek de değiliz."
(Şuara Suresi, 138)
📋
Böylelikle onu yalanladılar, biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
(Şuara Suresi, 139)
📋
Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
(Şuara Suresi, 140)
📋
Semud (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.
(Şuara Suresi, 141)
📋
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
(Şuara Suresi, 153)
📋
"Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen, bu durumda bir ayet (mucize) getir-görelim."
(Şuara Suresi, 154)
📋
Dedi ki: "İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir."
(Şuara Suresi, 155)
📋
"Ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.
(Şuara Suresi, 156)
📋
"Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular."
(Şuara Suresi, 157)
📋
Böylece azab onları yakaladı. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
(Şuara Suresi, 158)
📋
Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
(Şuara Suresi, 159)
📋
Lut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.
(Şuara Suresi, 160)
📋
"Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz."
(Şuara Suresi, 166)
📋
Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."
(Şuara Suresi, 167)
📋
Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım."
(Şuara Suresi, 168)
📋
"Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar."
(Şuara Suresi, 169)
📋
Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.
(Şuara Suresi, 170)
📋
Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.
(Şuara Suresi, 171)
📋
Sonra geride kalanları yerle bir ettik.
(Şuara Suresi, 172)
📋
Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp-korkutulanların yağmuru ne kötü.
(Şuara Suresi, 173)
📋
Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
(Şuara Suresi, 174)
📋
Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir.
(Şuara Suresi, 175)
📋
Eyke halkı da, gönderilen (peygamber)leri yalanladı.
(Şuara Suresi, 176)
📋
Hani onlara Şuayb: "Sakınmaz mısınız?" demişti.
(Şuara Suresi, 177)
📋
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
(Şuara Suresi, 178)
📋
"Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin."
(Şuara Suresi, 179)
📋
"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir."
(Şuara Suresi, 180)
📋
"Ölçüyü tam tutun ve eksiltenlerden olmayın."
(Şuara Suresi, 181)
📋
"Dosdoğru olan terazi ile tartın."
(Şuara Suresi, 182)
📋
"İnsanların eşyasını değerden düşürüp-eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."
(Şuara Suresi, 183)
📋
"Sizi ve önceki yaratılmışları yaratandan sakının".
(Şuara Suresi, 184)
📋
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin".
(Şuara Suresi, 185)
📋
"Sen, yalnızca benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin ve biz senin gerçekte yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
(Şuara Suresi, 186)
📋
"Eğer doğru sözlü isen, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver."
(Şuara Suresi, 187)
📋
Dedi ki: "Rabbim, yaptıklarınızı daha iyi bilir.
(Şuara Suresi, 188)
📋
Sonunda onu yalanladılar, böylece onları o gölgelik-gününün azabı yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabıydı.
(Şuara Suresi, 189)
📋
Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
(Şuara Suresi, 190)
📋
Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
(Şuara Suresi, 191)
📋
Gerçekten o (Kur'an), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir.
(Şuara Suresi, 192)
📋
Onu Ruhu'l-emin indirdi.
(Şuara Suresi, 193)
📋
Uyarıcılardan olman için, senin kalbinin üzerine (indirmiştir).
(Şuara Suresi, 194)
📋
Apaçık Arapça bir dille.
(Şuara Suresi, 195)
📋
Ve hiç şüphesiz, o (Kur'an), geçmişlerin kitaplarında da vardır.
(Şuara Suresi, 196)
📋
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için bir delil (ayet) değil mi?
(Şuara Suresi, 197)
📋
Onu Arapça bilmeyen birine indirmiş olsaydık.
(Şuara Suresi, 198)
📋
Böylece onlara okusaydı, yine ona iman edecek değillerdi.
(Şuara Suresi, 199)
📋
Biz onu, suçlu-günahkarların kalbine işte böyle işlettik.
(Şuara Suresi, 200)
📋
Onlar, o pek acı azabı görünceye kadar ona inanmazlar.
(Şuara Suresi, 201)
📋
Artık o (azab), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir.
(Şuara Suresi, 202)
📋
Derler ki: "bize bir süre tanınır mı?"
(Şuara Suresi, 203)
📋
Onlar yine de azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?
(Şuara Suresi, 204)
📋
Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,
(Şuara Suresi, 205)
📋
Sonra kendilerine va'dolunan (azab günü) geliverse,
(Şuara Suresi, 206)
📋
Onların 'meta ile yararlandıkları' şey, kendilerini (görecekleri azabtan) bağımsız kılamaz.
(Şuara Suresi, 207)
📋
Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.
(Şuara Suresi, 208)
📋
(Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.
(Şuara Suresi, 209)
📋
Onu (Kur'an'ı) şeytanlar indirmemiştir.
(Şuara Suresi, 210)
📋
Bu, onlara yaraşmaz ve güç de yetiremezler.
(Şuara Suresi, 211)
📋
Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
(Şuara Suresi, 212)
📋
Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarıp-yakarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun.
(Şuara Suresi, 213)
📋
(Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar.
(Şuara Suresi, 214)
📋
Ve mü'minlerden, sana tabi olanlara (koruyucu) kanatlarını ger.
(Şuara Suresi, 215)
📋
Eğer sana isyan edecek olurlarsa, artık de ki: "Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım."
(Şuara Suresi, 216)
📋
Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olan (Allah')a tevekkül et.
(Şuara Suresi, 217)
📋
O, kıyam ettiğin zaman seni görüyor.
(Şuara Suresi, 218)
📋
Secde edenler arasında dönüp dolaşmanı da.
(Şuara Suresi, 219)
📋
Hiç şüphesiz, O, işitendir, bilendir.
(Şuara Suresi, 220)
📋
Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi?
(Şuara Suresi, 221)
📋
Onlar, 'gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler.
(Şuara Suresi, 222)
📋
Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.
(Şuara Suresi, 223)
📋
Şairler ise; gerçekten onlara azgın-sapıklar uyar.
(Şuara Suresi, 224)
📋
Görmedin mi; onlar, her bir vadide vehmedip duruyorlar,
(Şuara Suresi, 225)
📋
Ve gerçekten onlar, yapmayacakları şeyleri söylüyorlar.
(Şuara Suresi, 226)
📋
Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar (veya öclerini alanlar) başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.
(Şuara Suresi, 227)
📋